Hazırlayan: Prof. Dr. Övsev Dörtlemez - Prof. Dr. Halis Dörtlemez
İç Hastalıkları - Kardiyoloji Uzmanı
Kalp Hastalarının Hastalıkları gereği yaşam boyu dikkat etmeleri gereken bazı kurallar vardır.
Bunlar çoğu kez hastalar tarafından yeni bir yaşam şekli olarak algılanır. Mümkün olduğunca da uymaya özen gösterilir
Her mevsimin kendine özgü güzelliği ve özelliği vardır. Kışın karı ve soğuğu ile yazın sıcağı ve denizi bunların başında gelir.
Kalp Hastası olan kişi yazın ve denizini çok seviyor da olsa, kendini mümkün olduğunca sıcaktan ve yaz-deniz keyfi adına yorgunluktan korumalıdır. Bu nedenle sıcağın ve koruyucu hareketlerin sakıncalarına kısaca değinmek uygun olur.
Sıcaklık ve Deri
İnsanlar içinde bulundukları ortama uyum sağlamada kendilerine yardımcı olan donanımlara sahiptirler.
Çevrenin ve kendi vücut ısınlarının durumuna uyum sağlamada deri çok önemli bir rol oynar
Deri, damarlarının durumunu ihtiyaca göre ayarlayarak damarların genişlemesi veya damarların daralmasını sağlayarak çevrenin sıcağına uyum sağlar. Kişinin sıcağa uyum göstermesinde terleme ve titremeninde önemli bir ayarlayıcı rolü vardır.
Deri, normal koşullarda normal ısıdaki ve istirahatteki erişkin bir insanda kalp debisinin % de 5-10'u kadar bir kan taşır. Isının artmasıyla deri kanlanması artar.
Aşırı ısı artması hallerinde kap debisinin % 50-60'ı deriye gider. Bu gibi hallerde derinin Sempatik Vazokonstriktör sinirleri arayıcılığı ile çeşitli refleks yollar sayesinde dolaşım düzenlenmesi yapılarak kontrol altına alınır.
Yazın aşırı sıcaklarda, sıcağa uzun süre maruz kalmakla en sık görülen aşırı halsizlik, yorgunluk hatta bitkinlik düzeyindeki tablolardır. Sıcak Çarpması (Güneş Çarpması) bu durumlardan biridir.
Ortamın ısısının artmasıyla kişinin deri ve çeşitli organlarında oluşan temel değişiklikleri şöyle özetleyebiliriz.
1- DOLAŞIMDA ,KANIN BÜYÜK KISMI DERİYE YÖNELDİĞİ İÇİN DERİNİN KAN AKIMI VE KAN MİKTARI ARTAR.
2- KALB DEBİSİ VE ATIM HACMİ AZALIR.
3- ARTERİYEL KAN BASINCI ( TANSİYON ) DÜŞER.
4- KARIN İÇ ORGANLARININ KANLANMASI AZALIR.
5- KASLARDA KAN AKIMI AZALIR.
Bu değişiklikler yorgunluk yaratabilecek düzeyde güç sarfiyatını gerektiren her türlü beden-sel faaliyette daha da artar.
Böyle durumlarda kalbin işinin artması dakikadaki atım sayısı-kasılması da artar.
Yukarıdaki açıklamaya çalışmaya çalıştığımız özelliklerden ötürü hipertansiyonlu, kalp yetmezlikli, koroner arter hastalıklı ve tedavi altındaki hastların şunlara dikkat etmleri uygun olur.
FAZLA SICAĞA MARUZ KALMAYINIZ.
YÜRÜYÜŞ VE GEZİNTİLERİNİZİ SABAH ERKEN VEYA AKŞAM SERİN SAATLERDE YAPINIZ.
GÜNLÜK SU ALIMINIZ KISITLANMIŞ BİLE OLSA,YAZIN ÇOK SICAK ZAMANLARI_DA VE AŞIRI TERLEDİĞINİZ DÖNEMLERDE SU KAYBINIZ ARTACAĞI İÇİN YETERLİ SUYUNUZU (GÜNDE ORTALAMA 2-2,5 LİTRE)
TERLE BİRLİKTE VÜCUDUN ELEKTROLİT KAYBI, ÖZELLİKLE SODYUM (TUZ) KAYBI FAZLA OLACAĞI İÇİN-TUZ KISITLAMALI BİR REJİM İÇİNDEYSENİZ DOKTORUNUZUN FİKRİNİ ALARAK YEMEKLERİNİZE BİRAZ TUZ İLAVE EDEBİLİRSİNİZ.
DENİZ KIYISINDA TATİLDE İSENİZ, KUMDA YATIP, GÜNEŞ BANYOSU YAPMAYINIZ. DENİZE SABAH VEYA AKŞAM ÜZERİ GİRİNİZ. DENİZDE UZUN SÜRE YÜZMEYİNİZ.
EGER DENİZDE DALMA ALIŞKANLIĞINIZ VARSA DALMAYINIZ.
TOK KARNINA DENİZE GİRMEYİNİZ.
FAZLA YAGLI, KIZARTMALI, AĞIR GIDALAR YERİNE, BOL SEBZE, HAŞLAMA VEYA IZGARA, HAFİF GIDALAR TERCİH EDİNİZ. EĞER DİABETES MELLİTUSUNUZ (ŞEKER HASTALIĞI) YOKSA BOL MEYVA YİYİNİZ.
BACAKLARINIZDA KRONİK VENÖZ YETMEZLİK (VARİS) VARSA, DENİZDE BELİNİZE KADAR OLAN BİR SU SEVİYESİNDE YÜRÜYÜŞ YAPINIZ. ASLA KUM BANYUSU YAPMAYINIZ.
HİPERTANSİYONLU İSENİZ, TANSİYON İLACINIZ FAZLA GELEBİLİR, DOZUNU DOKTORUNUZA TEKRAR SORUNUZ.
AŞIRI SICAKLARDA RİTM BOZUKLUKLARI OLABILİR.
BU KURALLARA UYMADIĞINIZ TAKDİRDE HANGİ SEBEPLE MEYDANA GELMİŞ OLURSA OLSUN KALB YETERSİZLİGİNİZ KAYBOLMUŞKEN YENİDEN ORTAYA ÇIKABİLİR, HAFİFLEMİŞKEN AĞIRLAŞABİLİR.
SÜKÜN BULMUŞ, KAYBOLMUŞ KALB AĞRILARINIZ (ANGİNA PECTORİS) YENİDEN BAŞLAYABİLİR.
DENİZ VE SICAĞA KARŞILIK SERİN YAYLA TATİLİNİ TERCİH EDEBİLİRSİNİZ
kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mayıs 2010 Pazartesi
19 Mayıs 2010 Çarşamba
Aşk Kalbin İlacı

“Aşk kalbe iyi gelir. Bypass olan herkese aşık olmak serbest ama ölçüsünü kaçırmamak şartı ile” diyen Prof. Dr. Bingür Sönmez, bypass ameliyatı olanlara, öncelikle eşlerine aşık olmaları ve 14 Şubat’ta da eşlerine aşkı hediye etmelerini önerdi.
Memorial Hastanesi Kalp Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez’den bypass hastalarına 14 Şubat ve aşk önerileri...
Kalbe iyi gelen seks yapmak değil, kalbe iyi gelen aşık olmaktır. Aşık olmak endorfin hormonunu salgılar. Endorfin zevk ve mutluluk veren hormondur. Aşk hayatı kalp sağlığı için çok gereklidir. Sağlıklı bir aşk hayatı olan insanlar çok mutlu yaşamaktadır. Bypass ameliyatından sonra düzenli bir aşk hayatı olan insanların çok daha rahat yaşadıkları da bilinen bir gerçektir. Kalp ameliyatı olan herkese aşık olmak serbest. Ama bunun mutlaka bir ölçü çerçevesinde olması gereklidir. Bypass ameliyatı olmuş hastalar öncelikle eşlerine, sonra da çocukları, işleri ve ülkelerine aşık olmalı. Bu seviyedeki aşk kalp hastalarına çok iyi gelir.
Bypass hastaları çok eşliliğe yöneliyor
Kalp ameliyatı olan hastalarda birkaç değişik psikoloji ortaya çıkmaktadır. Birinci grupta, hastaların seks hayatları ortadan kalkmakta ve “ben artık öldüm bittim benden hiçbir şey olmaz” düşüncesine kapılmaktadırlar. Bu şekilde depresyona giren özellikle entelektüel seviyesi yüksek olan gruba yönelik rehabilitasyon çalışmaları yapıyoruz. Çünkü bu hastalar ameliyat olduktan sonra da normal şartlarda hayatlarını sürdürebilir. İkinci grup bypass hastaları ise kendilerini ameliyattan sonra biyonik adam olarak görenlerdir. Bu grup hastalar geçmişteki özlemlerini yaşadığı için bu özlemleri gidermeye çalışmaktadır. Hastalar ameliyattan sonra eşlerini bir kenara çekerek geçmişte kaçırdıkları her türlü fırsatı değerlendirmeyi isteyip çok partnerli ilişkilere giriyor. Bu da doğru değil. tüm bunları yaparken bilinçaltında yatan nedenleri ise ameliyattan sonra çok kısa bir hayatlarının olduğunu düşünmeleri ve ne yaparlarsa bunun yanına kar kalacağına inanmalarıdır.
Aşkın dozunu kaçırmamak lazım
Bypass ameliyatı yapılan bir çok hasta cinsel ilişki sırasında ölmekten korktuğu için kalp ameliyatı olmaya karar vermektedir. Eşiyle seks yaparken ölmekten korktuğu için, eşinden ölümü anında kendisini giyindirerek ailesinin karşısına öyle çıkarmasını isteyen hastalar var. Bu korku ile ameliyat olduktan sonra da kalbinin emanet olduğunu düşünüp aynı sıkıntı ve korkuyu yaşamaktan çekiniyorlar. Hastalara aşk ve beraberinde gelen seksin dozunu kaçırmamalarını öneriyoruz. Erkeklerin ameliyattan sonra karısı hariç bir çok kişiye aşık olmaları da işin doğru olmayan yönü. Geçmişte kaçırdıkları fırsatları yakalamak isteyen insanlar için bu durum psikolojik bir bozukluk.
Bypass olmuş hastalara 14 Şubat önerileri
Hastalara aşık olmalarını tavsiye ediyoruz. Ama eşlerine aşık olsunlar. Kalp ameliyatı olmuş hastaların eşlerine verecekleri en güzel hediye onların tüm organlarının sağlıklı ve yerinde olmalarını göstermeleridir. Bundan daha güzel bir hediye olamaz.
13 Mayıs 2010 Perşembe
Kalbe dost gıdalar...
Uzmanlar, bazı gıdaların damarları temizleyerek kandaki kolesterol oranını azalttığı ve kan basıncını düşürdüğünü belirtiyor.
Uzmanlara göre, birbirinden yararlı özellikleriyle kalbinizle dost gıdalar aslında Türk mutfağının vazgeçilmez enstürmanları. Bu gıdaların dengeli tüketiminin kalp sağlığı için yeterli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, "Sağlıklı bir kalp için en önemli şartın düzenli egzersiz ve spor yapmak olduğunu unutmayalım. Bunlarla beraber özellikle çocuklarınıza küçük yaşta edindirilebilecek beslenme alışkanlığı da ilerleyen yaşlar için son derece hayati bir önem taşıyor. Türk vazgeçilmezleri aynı zamanda kalbinizle dost gıdalar" diyor.
Uzmanların önerdikleri besinler ve faydaları şu şekilde:
Fındık: Fındık yağ içerir, ama bu yağ kolesterol oranını düşüren mono doymamış yağdır. Ayrıca fındıkta damarları koruyan E vitamini bol miktarda bulunur çinko, lif ve magnezyum da bulunur. Bir avuç fındığa kuru üzüm katıp gün boyunca atıştırın. Sağlığınızı korumuş olacaksınız.
Zeytinyağı: Doymuş yağlar yerine, zeytinyağı kullanırsanız, kanınızdaki kolesterol miktarı azalır ve kan basıncınız düzene girer. İspanya'da yapılan deneyler, bu besinin son derece yararlı olduğunu kanıtladı.
Pirinç: Pirincin kolesterol ile savaştığı biliniyor. Ayrıca pirinç bol miktarda E vitamini ve B vitamini içerir.
Domates: Domatesin kırmızı renk almasını sağlayan likopen isimli bileşim, damarlarda kolesterolün birikmesini önler. Özellikle domates salçasının kolesterole karşı iyi bir silah olduğunu belirtelim.
Elma: Günde bir elma yerseniz, kalp hastalıklarında korkmanıza gerek kalmaz. Elmada bulunan ve pectin adı verilen lif kendini kolesterole bağlar. Böylece kolesterolün damarlardan geçmesini önler. Elma düzenli olarak tüketilirse, kalp hastalığına yakalanma tehlikesi azalır. Bu meyvenin içerdiği vitaminlerde buna ek.
Soğan: Soğan ve sarımsak kalbinizin sağlığı için canla başla savaşan yiyeceklerdir. Soğanın içerdiği maddeler, kolesterolün oksitlenip damarların duvarlarına zarar vermesini engelliyor.
Tane Fasulye: Kuru, tane fasulye türlerinin harika besinler oldukları kesin. Her gün 1-1/2 fincan kuru fasulye yerseniz, kısa sürede kanınızdaki kolesterol miktarı azalır. Ayrıca kuru fasulye kolesterol gibi damarları tıkayan başka maddelerin birikmelerini önler.
Ispanak: Ispanak kalp hastalıklarına ve yüksek tansiyona karşı birebirdir. Kolesterolün damarlara yerleşmesini önler. Ayrıca ıspanak, magnezyum ve potasyum gibi mineralleri içerir, kan basıncını düşürür.
Sarmısak: Sarmısak, kandaki kolesterol oranını düşürür. Kan pıhtılarının damarları tıkamasını engeller Araştırmacılara göre her gün bir diş sarmısak kalbi korumak için yeterli.
Greyfurt: Narenciye türündeki bu yararlı meyve 80 kalori içerir. Aynı zamanda bir C vitamini deposudur. Ayrıca içi pembe olan greyfurta renk veren madde damarları kolesterolün tahribatından koruyan bir antioksidandır.
Yulaf: Yulaf ve yulaf gevreği, kolesterolün bir numaralı düşmanlarıdır. Yulaftaki lif kendini kolesterole bağlar ve kolesterolü vücut sisteminden dışarı çıkarır. Günde 1-1/2 fincan yulaf yerseniz kanınızdaki kolesterol miktarı yüzde 20 oranında azalır.
Çay: Eskiden kalp hastalarının çay içmeleri yasaklanırdı. Günümüzde ise çayın kalp için son derece yararlı olduğu iddia ediliyor. Çayın içerdiği bir madde damarların çeperlerindeki kolesterolün birikmesini önler, ayrıca kan pıhtılarının damarları tıkama olasılığı azalır.
Uzmanlara göre, birbirinden yararlı özellikleriyle kalbinizle dost gıdalar aslında Türk mutfağının vazgeçilmez enstürmanları. Bu gıdaların dengeli tüketiminin kalp sağlığı için yeterli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, "Sağlıklı bir kalp için en önemli şartın düzenli egzersiz ve spor yapmak olduğunu unutmayalım. Bunlarla beraber özellikle çocuklarınıza küçük yaşta edindirilebilecek beslenme alışkanlığı da ilerleyen yaşlar için son derece hayati bir önem taşıyor. Türk vazgeçilmezleri aynı zamanda kalbinizle dost gıdalar" diyor.
Uzmanların önerdikleri besinler ve faydaları şu şekilde:
Fındık: Fındık yağ içerir, ama bu yağ kolesterol oranını düşüren mono doymamış yağdır. Ayrıca fındıkta damarları koruyan E vitamini bol miktarda bulunur çinko, lif ve magnezyum da bulunur. Bir avuç fındığa kuru üzüm katıp gün boyunca atıştırın. Sağlığınızı korumuş olacaksınız.
Zeytinyağı: Doymuş yağlar yerine, zeytinyağı kullanırsanız, kanınızdaki kolesterol miktarı azalır ve kan basıncınız düzene girer. İspanya'da yapılan deneyler, bu besinin son derece yararlı olduğunu kanıtladı.
Pirinç: Pirincin kolesterol ile savaştığı biliniyor. Ayrıca pirinç bol miktarda E vitamini ve B vitamini içerir.
Domates: Domatesin kırmızı renk almasını sağlayan likopen isimli bileşim, damarlarda kolesterolün birikmesini önler. Özellikle domates salçasının kolesterole karşı iyi bir silah olduğunu belirtelim.
Elma: Günde bir elma yerseniz, kalp hastalıklarında korkmanıza gerek kalmaz. Elmada bulunan ve pectin adı verilen lif kendini kolesterole bağlar. Böylece kolesterolün damarlardan geçmesini önler. Elma düzenli olarak tüketilirse, kalp hastalığına yakalanma tehlikesi azalır. Bu meyvenin içerdiği vitaminlerde buna ek.
Soğan: Soğan ve sarımsak kalbinizin sağlığı için canla başla savaşan yiyeceklerdir. Soğanın içerdiği maddeler, kolesterolün oksitlenip damarların duvarlarına zarar vermesini engelliyor.
Tane Fasulye: Kuru, tane fasulye türlerinin harika besinler oldukları kesin. Her gün 1-1/2 fincan kuru fasulye yerseniz, kısa sürede kanınızdaki kolesterol miktarı azalır. Ayrıca kuru fasulye kolesterol gibi damarları tıkayan başka maddelerin birikmelerini önler.
Ispanak: Ispanak kalp hastalıklarına ve yüksek tansiyona karşı birebirdir. Kolesterolün damarlara yerleşmesini önler. Ayrıca ıspanak, magnezyum ve potasyum gibi mineralleri içerir, kan basıncını düşürür.
Sarmısak: Sarmısak, kandaki kolesterol oranını düşürür. Kan pıhtılarının damarları tıkamasını engeller Araştırmacılara göre her gün bir diş sarmısak kalbi korumak için yeterli.
Greyfurt: Narenciye türündeki bu yararlı meyve 80 kalori içerir. Aynı zamanda bir C vitamini deposudur. Ayrıca içi pembe olan greyfurta renk veren madde damarları kolesterolün tahribatından koruyan bir antioksidandır.
Yulaf: Yulaf ve yulaf gevreği, kolesterolün bir numaralı düşmanlarıdır. Yulaftaki lif kendini kolesterole bağlar ve kolesterolü vücut sisteminden dışarı çıkarır. Günde 1-1/2 fincan yulaf yerseniz kanınızdaki kolesterol miktarı yüzde 20 oranında azalır.
Çay: Eskiden kalp hastalarının çay içmeleri yasaklanırdı. Günümüzde ise çayın kalp için son derece yararlı olduğu iddia ediliyor. Çayın içerdiği bir madde damarların çeperlerindeki kolesterolün birikmesini önler, ayrıca kan pıhtılarının damarları tıkama olasılığı azalır.
Etiketler:
çay,
domates,
e vitamini,
elma,
fasülya,
fındık,
greyfort,
kalp,
kalp sağlığı,
kolesterol,
pirinç,
sarımsak,
soğan,
yulaf,
zeytinyağı
11 Mayıs 2010 Salı
Kadınlarda Kalp Krizine Karşı Soya

Japonya’da yapılan bir araştırmada, soya temelli ürünler tüketen kadınlarda inme veya kalp krizi riskinin 3-4 kat daha düşük bulunduğu belirlendi.
Japonya Sağlık Bakanlığı’nın talebi üzerine 12 yıl süreyle yapılan araştırmada, izoflavon ve E vitamini yönünden zengin soyadan yapılan ürünlerin, menopoza giren kadınlarda daha da koruyucu bir etkisi bulunduğu tespit edildi.
Sonuçları, Amerikan Kalp Vakfının dergisi Circulation’da geçen ay sonunda yayımlanan ve 1990’da başlayan araştırmada, 2002’ye kadar 40 ila 59 yaşlarında, kanser ve kalp hastası olmayan, her iki cinsiyetten 40 binden fazla Japon gözlendi.
Araştırmada, erkek ve kadınlar günlük tükettikleri soya oranına göre, 5 gruba ayrıldı. Beyin kanaması veya kalp krizi riskinin en çok soya tüketenlerde 0,39, en az tüketenlerdeyse 1 olarak belirlendiği araştırmada, menopozdaki kadınlar için bu oranın 0,25’e karşı 1 olduğu tespit edildi.
Soyanın kadınlarda görülen belirgin etkisine karşın, 5 gruba ayrılan erkekler arasında bir fark görülmedi.
Araştırmada, en az kalp krizi riskiyle karşı karşıya bulunan kadınların, günde 45 gram natto (mayalanmış, yapışkan soya fasulyesi) veya 100 gram civarında tofu (soya peyniri) tüketenler oldukları belirlendi.
Japon Ulusal Kalp ve Damar Merkezi’nden Yoshihiro Kokubo, soya ürünlerine eklenen Japonların geleneksel yosunlarının da organizmanın savunmasına açıkça katkıda bulunan unsurlar arasında olduğunu söyledi.
Etiketler:
beyin kanaması,
genel sağlık,
kalp,
kalp sağlığı,
sağlık merkezi,
soya
9 Mayıs 2010 Pazar
Siyah çikolatada aldatan gerçek

Yeni yıl yaklaşırken çikolata hem şık hem güzel bir hediye seçeneği. Siyah (bitter) çikolatadaki flavanolun kalbi koruduğu biliniyor.
Fakat uzmanlar tadının ön plana çıkmasıyla içeriğindeki flavanolun ayrıştırıldığını belirtiyorlar.
Bu sebeple kalp sağlığının korunması için siyah çikolata yemek aldatıcı olabiliyor.
Uzmanlar, çoğu ürünün kalp ve damar rahatsızlıklarını tetikleyen oranda şeker içerdiğini ve şişmanlığa neden olduğunun altını çiziyor.
Etiketler:
bitter çikolata,
kalp,
kalp sağlığı,
siyah çikolata,
şeker
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
