erken tanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erken tanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2010 Cumartesi

Kanserde erken tanı mümkün?



İSMEK, her yıl Nisan ayının ilk haftası düzenlenen “kanser haftası” etkinlikleri kapsamında"Kanserde Erken Tanı" başlıklı bir seminer gerçekleştirdi.

İSMEK, her yıl Nisan ayının ilk haftası düzenlenen “kanser haftası” etkinlikleri kapsamında 9 Nisan Çarşamba günü Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi'nde "Kanserde Erken Tanı" başlıklı bir seminer gerçekleştirdi. Seminerin ikinci ayağı, 10 Nisan Perşembe günü Maltepe Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Dr. Fulya Ağaoğlu, kanserde erken tanının, meme kanseri, rahim ağzı kanseri, prostat kanseri, akciğer kanseri gibi kanser türlerinde mümkün olduğunu ifade etti.

İSMEK, 2007–2008 eğitim döneminin ikinci yarıyılında "Kanserde Erken Tanı" başlıklı halk seminerleri ile İstanbul’lularla buluştu. 9 Nisan 2008 tarihinde Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi'nde Dr.Yavuz Dindar’ın verdiği "Kanserde Erken Tanı" konulu seminer, 10 Nisan 2008 tarihinde saat 10:00'da Maltepe Belediyesi Kültür Merkezi'nde tekrarlandı. Doç.Dr. Yeşim Eralp ve Dr. Fulya Ağaoğlu konuşmacı olarak katıldığı ikinci "Kanserde Erken Tanı" seminerine halkımızın ilgisi yoğun oldu. Açılışını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eğitim Müdürü Mehmet Doğan’ın yaptığı seminere çok sayıda vatandaş katıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eğitim Müdürü Mehmet Doğan yaptığı açılış konuşmasında, İSMEK olarak İstanbul’luları bilgilendirme amaçlı pek çok seminer düzenlediklerini ve bu seminerlerin çok verimli geçtiğini ifade etti. İSMEK seminerlerinden biri olan ve kanser haftası münasebetiyle düzenlenen “Kanserde Erken Tanı” seminerinin önemi üzerinde duran Doğan, kanserin çağımızın illeti olduğunu ve bu hastalıkla savaş için yöntemleri öğrenmek gerektiğinin altını çizdi.

Dr. Fulya Ağaoğlu, kanserin çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu belirtti. Kanserin tanı ve tedavisindeki yeniliklere değindiği konuşmasında Ağaoğlu, kanserde erken tanının, meme kanseri, rahim ağzı kanseri, prostat kanseri, akciğer kanseri gibi kanser türlerinde mümkün olduğunu ifade etti.

Kanser oluşumunda en büyük rolü sigaranın oynadığını belirten konuşmacı, akciğer kanserlerinin %85'inin sigaradan kaynaklandığını söyledi. Buna ilaveten, güneş ışınlarındaki zararlı maddelerden uzak kalarak cilt kanserinden korunmanın mümkün olduğunun altını çizen Ağaoğlu, sigara içmeyerek, beslenme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına dikkat ederek, düzenli muayeneden geçerek kanserden korunmanın mümkün olduğunu belirtti. Seminerde ayrıca bitkisel kaynaklı besinlerin fazla tüketilmesi, özellikle hayvansal kaynaklı yüksek yağlı gıdaların sınırlandırılması, bitkisel yağların tercih edilmesi, fiziksel olarak aktif olup, egzersiz yapılarak ideal ağırlığın korunması ve alkol tüketiminin sınırlandırılmasının kanserden korunmada etkin rol oynadığını belirtildi.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Çocukluk Çağında Astım Tehlikesi



Astım, halk dilinde kısaca nefes darlığı olarak da bilinir. Bu tanımın dışında, tekrarlayan ya da bir kez başladı mı uzayıp giden öksürük; koşarken, oynarken ve hatta gülerken gelişen öksürük ya da nefes darlığı; veya doğrudan nefes darlığı ve hava açlığının yanı sıra hışıltılı solunum astımın belirtileri arasındadır. Bazen bu bulgular aniden başlayabilir ve nefes darlığı/hışıltılı solunum giderek solunum yetmezliğine ve ölümle sonuçlanabilecek astım krizlerine yol açabilir.

Kalıtımsal Faktörler Ön Planda

VKV Amerikan Hastanesi Allerji/İmmünoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Jale Göktan'ın verdiği bilgilere göre, astım çok çeşitli nedenlerle gelişebilir. Ama asıl neden kalıtsal olmasıdır. Kalıtıma katkıda bulunan ikincil faktörler ise çevresel faktörlerdir. Örneğin viruslar, allerjenler, (alerjik olma durumu da kalıtsaldır) hava kirlilikleri, sinüzit ve kimi ilaçlar en sık görülen ikincil faktörlerdir. Bu bağlamda çevre faktörleri, erken çocukluk ve geç çocukluk dönemlerinde kimi farklılıklar gösterebilir. Erken çocukluk devresinde hışıltılı solunum/solunum güçlüğüne neden olan en önemli faktör viral infeksiyonlardır. Viral infeksiyonlar içinde de en sık solunum güçlüğüne RSV-respiratory syncytial virüs – infeksiyonu neden olur. Her viral infeksiyonla nefes darlığı çeken çocuk, daha sonra astımlı olacak diye bir kural yoktur ama ilk 1-2 yılda 2’den fazla hışıltılı solunum/bronşit/bronşiolit/ “zatürree başlangıcı” gibi tanılar konulan bebeklerin çok dikkatle izlenmesi ve allerjik bir altyapılarının olup olmadığı incelenmelidir.

Alerji de Önemli Bir Etken

Çocukluk çağında en sık görülen astım nedenlerinden biri de allerjidir. Allerjik rinit – saman nezlesi – olan çocukların %25’inde astım da gelişir.Ayrıca atopik dermatit- allerjik egzamalı çocukların %70’inde yiyecek allerjisi gözlenmiştir. Özellikle erkek bebeklerde kız bebeklere göre atopit dermetiti olanlarda daha fazladır. Erken çocukluk çağına özgün allerjenler genellikle yiyecek allerjenleri-inek sütü, yumurta-ya da solunum yoluyla alınan-küf, ev tozu akarları, evde yaşayan evcil hayvanlar-allerjenil mileküllerdir.

Yiyecek Alerjileri...

Halk arasında yiyecek allerjilerinin, yalnızca deride döküntü ya da egzama yaptığı sanılmakla birlikte kimi kez burun tıkanıklığı, astım, isal/kusma gibi belirtiler de verebileceği bilinmektedir. Erken çocukluk döneminde hışıltılı bebeklerde ayırıcı tanıda anotomik-doğuştan yapısal-bozuklukların da göz önünde bulundurulması gerekir. Ayrıca tüm yaş gruplarında sistik fibroz tanısı da düşünülebilir. 3-4 yaşından sonra solunum allerjilerine mevsimlerle ilintili olarak polen allerjenleri de katılır ve saman nezlesi ile birlikte astıma da neden olabilir. Bu yaşlarda da soğuk algınlığı virüslerine bağlı olarak bronşit/branşiolit/bronşitik astım gelişebilir.

Astımı Tetikleyen Diğer Unsurlar

Astımı en fazla tetikleyen ve öteki nedenlerle bile gelişmiş olsa dahi astım tedavisini çok güçlendiren bir durum da hava kirliliğidir. Hava kirliliği yalnızca kömür/odun dumanı ya da egzoz gazları olarak düşünülmemelidir. Evlerde içilen sigarının dumanı, yapılan binlerce bilimsel çalışmayla saptandığı üzere astımlıları son derece olumsuz etkilemekle kalmayıp, tek başına astımın gelişmesine neden olabilmektedir. Sigara içilen evlerde yaşayan çocuklarda bronşit/astımın gelişmesinin, içilmeyen evlerdeki çocuklara göre %60 – 70 daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Erken Tanı Önemli!

Erken tanı çok önemlidir. Erken tanı ile astımın yerleşmesi ve kemikleşmesi önlenebilir. Modern tıpta çok etkin ilaç tedavileri vardır. Ama çevre faktörlerinin kontrol edilmesi en az ilaç tedavisi kadar, hatta daha fazla önemlidir. Yukarıda sözünü ettiğim hikaye ve bulguları olan çocukların erken tanısı için oldukça kolay uygulanabilen birçok kan, deri ve solunum testleri vardır. Yukarıda sözü edilen şikayetleri olan çocukların bir allerji/ astım uzmanı tarafından incelenmesi ve gerekli önlemlerin mümkün olduğunca erken alınması çok uygun olur.